Bir DüŞ _ Bir GüLüŞ _ Bir DüŞüNüŞ ...

Tanım

Müzik, özellikle de türkü tutkunu... Okumak, düş kurmak, gülümsemek ve düşünmek gibi alışkanlıkları ve "sevgi" saplantısı var ... İnsanları, hayvanları; özellikle çiçekleri, çocukları ve SU'yu çok sever... Doğaya tutkun, yeşile düşkün, dağlara aşık bir mavilik vurgunu... Mu Uygarlığı'ndan beri gerçek bir yurtsever ... Barışçı, savaşa, zulme ve sömürüye alabildiğine karşı. Sevgi'nin sonsuz gücüne, aşk'ın ölümsüzlüğüne bütün içtenliğiyle inanmış bir yürek!.. Çalışmak, üretmek ve üretilen değerleri paylaşmak için çabalıyor... Her zaman arayıp açılabileceğiniz, paylaşımda bulunabileceğiniz bir dost. Sizin gibi, içinizden...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* aydın
* denizli
* kütahya
* mardin
* metem
* gncdenizli
* HaBeR20
* Denizlili
* AltınBilgiDershanesi
* DOÇEV
* GeLişimDershanesi
* Sinop
* Balca
* Sanatsal
* BirizBiz
* Yeşiller
* Gençbilim
* Nazilli'm
* KaracasuMeM
* Karahayıt
* YıldızÇini
* ErtanDoğan
* Buldan
* CanDündar
* ÜçNokta
* İzEdebiyat
* EkoPak

Kategoriler

  • Ataturk ve Ataturkculuk
  • baris
  • ders veren oykuler
  • doga ve cevre
  • efsane
  • egitim
  • gulmece
  • masal
  • oyku
  • ozlu sozler
  • sevgi ve dostluk
  • siir
  • toplum ve dusunce
  • toplum ve dusunce

  • ATATÜRK VE ŞIH...

     

    ATATÜRK VE ŞIH...

     

    Atatürk Amasya ziyaretinde. Vali konağında yörenin ileri gelenleri ile sohbette. Bir ara tam karşısında oturan birine takılır gözleri. Yaşı ellinin üzerinde bu adam beline kadar inen sakalıyla Atatürk'ün dikkatini çeker. Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar:

    - "Kimdir bu?"

    Vali cevap verir:

    - "Efendim kendisi Şıh'tır. Yörede çok hatırlısı vardır."

    Atatürk Şıh'ı yanına çağırır ve:

    - "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Rica etsem sakalını en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan..." der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir.

    Şıh:

    - “ Emrin olur Paşam... ” diyerek yerine çekilir.

    Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar ve Vali'yi telefonla arayıp durumu sorar. Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını, aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır. Atatürk telefonu kapatır, kâğıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği’ne tebliğ etmesini ister. Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata’yı görmek üzere Ankara'ya yola çıkmış...

    Şıh gelir, Ata’nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme bürünülmüştür. Atatürk'ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar:

    - "Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız?"

    Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp:

    - "Dün akşam Amasya Valiliği’ne bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim."  der.

    Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini söyler. Yazıda şöyle yazmaktadır:

    - "İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla..."

     


    Tarih: , 6/1/2007 Kategori: Ataturk ve Ataturkculuk
    Yorum (0) | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->