EĞİTİM VE SANATIN İLİŞKİSİ

            

            SANATIN EĞİTİME   ETKİLERİ

Ülkemizde eğitim laiklik ilkesine dayalı, bilimsel, üretici, yaratıcı ve çağdaş bir anlayışta olma; okuma alışkanlığı kazandırma, güzel sanatlara ilgiyi uyandırma ve bu konuda beceri sahibi olma ve becerileri geliştirme, sanatsal etkinliklere yer verme çabasında.

 

Kültürün önemli bir öğesi olan sanat, insanın kişiliğini kurar, tamamlar ve yaşama sevincini pekiştirir. Ruhsal dünyamızı besleyerek daha dengeli olmamızı sağlar. Sanatsal beğeniden yoksun kalmış bir insan ise yavan ve eksik kalır. Aklını ve elini birlikte çalıştıran insan daha verimli bir uygarlık yaratıcısı olur. Başkalarının sırtından değil, emeğiyle sağlar geçimini. Çalışır, üretir ve bel kemiği olur toplumun. Kendine güvenir, olumlu değerleri savunur, sağlıklı ve kişilikli bir insandır O.

            

           İş içinde eğitim bedensel becerileri de getirir. Sanat dersleri, diğer derslerden farklılıklar gösterdiğinden, öğrenciler daha çok sever ve ilgi duyarlar. Yaratıcılıklarını geliştirir, kendilerini kanıtlayabilirler. Hareket süreklidir ve zevk uyandırır. İyi bir sanat eğitimi alan öğrenci mutlu olur. Başarılı sanat öğretmenleri de, öğrencide merak, heves ve gelişme hırsını ateşlerler.

 

Yerel beğenilerden evrensele uzanan bir eğitimle halk türküleri, halk oyunları coşkuyla öğrenilerek, sanatın insan yaşamına kattığı değerlerin tadına varılır. Ulusal kültürümüz hem öğrenilir, hem de yurt köşelerine yayılır. Serbest zamanlarda sanat etkinlikleriyle uğraşılır.

 

“Okulda ağaçlar müzikle büyütülür, her ağacın altında bir iki öğrenci enstruman çalar, türkü söyler; ağaçlar da güzel güzel büyür.”

Yurt ve millet sevgisi duygusu artar, ulusal çıkarlar öne çıkar; çalışkan olmaya, gerçeğe değer vermeye, sanatı sevmeye, sağlığına ve haksızlığa karşı durmaya önem verir, kendine güvenir sanat eğitimli öğrenci. Güzel ve yüce değerleri taparcasına sevmek zevkine varır. Meslek yaşamlarında bunu kanıtlarlar. Çalıştıkları yerde başarılı olur ve iz bırakırlar. Temizlik ve düzen alışkanlığı kişiliklerine işlemiş, güzellik duyguları pekişmiştir. Bu nedenle öğrenciler bir sanat ortamı içinde yaşatılarak, her an güzelliklerle yaşaması sağlanmalıdır. İş ve sanat eğitiminden geçen insanlar yaşadığı yeri gerçekten yaşanır, mutlu bir ortam haline getirirler. Evimiz, sokağımız, çevremiz, köyümüz, kentimiz bizim uygarlık düzeyimizi gösterir. İş ve sanat eğitimiyle, “Aslan yatağından belli olur.” atasözü hayata geçirilir. Okumak ve okunanlar üzerine tartışmak, düşünce eğitimiyle beslenerek bir dünya görüşüne dönüşür. Ders dışı kitapların okunması, çok okunması, farkında bile olmadan daha iyi yetiştirir insanı. Her açıdan öne çıkar okuyan, farklı bir kişilik geliştirir ve başarılı olur. Sağlıklı bir dünya görüşü ve aydın kişiliği kazanmanın, evrensel kültürün seçkin örneklerini tanımanın, düzeyli bir sanat beğenisi kazanmanın, ilginç ve unutulmaz olmanın yolu düşünmeyi öğrenmek ve birtakım sanatsal becerileri kazanmaktan geçer.

 

 

         

İbrahim SARIOĞLU

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !