Bir DüŞ _ Bir GüLüŞ _ Bir DüŞüNüŞ ...

Tanım

Müzik, özellikle de türkü tutkunu... Okumak, düş kurmak, gülümsemek ve düşünmek gibi alışkanlıkları ve "sevgi" saplantısı var ... İnsanları, hayvanları; özellikle çiçekleri, çocukları ve SU'yu çok sever... Doğaya tutkun, yeşile düşkün, dağlara aşık bir mavilik vurgunu... Mu Uygarlığı'ndan beri gerçek bir yurtsever ... Barışçı, savaşa, zulme ve sömürüye alabildiğine karşı. Sevgi'nin sonsuz gücüne, aşk'ın ölümsüzlüğüne bütün içt


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* aydın
* denizli
* kütahya
* mardin
* metem
* gncdenizli
* HaBeR20
* Denizlili
* AltınBilgiDershanesi
* DOÇEV
* GeLişimDershanesi
* Sinop
* Balca
* Sanatsal
* BirizBiz
* Yeşiller
* Gençbilim
* Nazilli'm
* KaracasuMeM
* Karahayıt
* YıldızÇini
* ErtanDoğan
* Buldan
* CanDündar
* ÜçNokta
* İzEdebiyat
* EkoPak

Kategoriler


Gelecek Ağacına Kuruyoruz Yuvamızı

 

 

Bugün takvimler, 2007'nin ilk gününü gösteriyor. İlber Ortaylı hocamızın hayatının anlatıldığı kitabın adı aklıma geldi: 'Zaman Kaybolmaz.' Ne kadar güzel ve anlamlı.

'Eskimeyen bir düşünür', Nietzsche ile 2007'ye başlamayı denesek...

Yaşadığı 19'uncu yüzyılda 20'nci ve hatta 21'inci yüzyılı sezen, gören ve hisseden, insanlığın gelecekteki akıbetlerini gözler önüne seren, kehanete varan değerlendirmelerle bugün bile bizleri şaşkına çeviren Nietzsche...

'Toplumlar ve tarih üstü bir filozof', 'bitirilememiş bir düşünür' olan Nietzsche 'güç istenci' demiştir. Aslında O 'otorite bağımlı yaşam biçimine' karşı çıkmıştır. İnsanda var olan gücün açığa çıkmasının peşindedir. Ama bu güç, ötekine baskı kuran, hegemonik bir güç değil, doğadan gelen ve insanı insan yapan güçtür. O, en temelde 'güç istenci' derken, 'hakikat istemi' peşindedir.

Nietzsche, 'üstün insan' demiş ama yanlış anlaşılmıştır. Oysa 'sıradan insan üstün insandır.'

Şu söz onun: 'Bir şey gereklidir: İnsanın karakterine bir üslup kazandırması. Bu, büyük ve ender bir sanattır.

Bir şey daha gereklidir: İnsanın kendisinden memnun olması. Kendisinden gayri memnun olan bir kimse bunun öcünü almaya her zaman hazırdır.'

Yaşayamayan insanın hınç duygusunun mahkumu olacağı inancındadır.

Şunu da eklemiştir: 'İnsanın tehlikesi gücünün var olduğu yerdedir.' O halde gücü sahip olacak insanın karakterine vurgu yapmıştır. 'Karakter üslubu' demesi bundandır.

Özeleştiri ruhu...

Filozofumuz 'özeleştiri ruhu'na inanır. İnsanın bu özelliği kazanmasının önemine işaret eder.

 

Şöyle der:

 

'Şimdi herkes bilir ki itirazlara katlanabilmek kültürün yüksek bir işaretidir. Hatta bazıları bilir ki yüksek insan kendisine karşı olan itirazı arzu eder.'


Sizce de eleştiriye hoşgörülü olabilmek bilgelik değil midir?

Nietzsche, insanları yaşama çağırır, bilge bir yaşama. Ama onunki teorik değil, pratik bir arayıştır: 'Yaşamdan beslenen bilgelik' peşindedir.

Mutluluk ise hedef değildir, ona göre. Tersine kudret duygusu hedeftir. İnsanın ve insanlığın içinde müthiş bir güç kendini deşarj etmek istemektedir. İtirazlara katlanabilmek için insanın güçlü olması, kendisini güçlendirmesi gerekmektedir.

Güç tanımında şöyle bir zenginlik vardır: 'Daha ince duyu organlarına malik olmak, daha ince beğenisi olmak, doğru ve doğal yemeğe alışırcasına seçkin olana ve her şeyin en iyisine alışmış olmak, güçlü ve cesur bir bedeni olmak.' Sonra da sorar: 'Kim bunları istemez?'

Çocuklarımız, eserlerimiz bizlerin pusulaları...

Şöyle diyor Nietzsche:

'Ancak evlatları olmak insanı sürekli, bağlamlı ve yetenekli kılar, vazgeçebilmesi için. O en iyi terbiyedir. Ana ve babalar çocukları sayesinde terbiye edilenlerdir, her anlamdaki çocukları sayesinde. En manevi anlamda da eserlerimiz ve çocuklarımız hayatımızın gemisine pusula bağlarlar ve bize büyük yönü kazandırırlar.'

Çünkü O, 'başkalarıyla yaşamaya' inanır, tek başına değil. Çünkü 'değerler, başkaları olmadan yaşanmaz.'

Onun metinlerinde hep 'yaşamın gözlerinin içine bakabilmenin' vurgusunu görürüz. Nasıl ki bazılarımız insanların gözünün içine bakamazlar. Hayatın gözlerinin içine bakamayan insanlara kızar, Nietzsche.

O, bizi tekrar tekrar yaşama, yaşamaya çağırır. O, zor bir hayatın, büyük acıların sahibidir. Ama asla hayata lanet okumamıştır. Yaşama daima 'evet' demiştir. Hayata kendimizi tamamen bırakmamızı istemiştir. 'Kendimi yendim' dememizi ister. Hep kendimizi aşmamız için. Aşın kendinizi.

Bayramınızı ve yeni yılınızı kutlarım. Hepinizin ve her birinizin.

 

İsmail KÜÇÜKKAYA

 




Tarih: 11:11, 31/8/2008 Kategori: toplum ve dusunce
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

ESKİ BİR TAPINAK YAZISI

 

Bu yazı MÖ 900'lü yıllarda  bir tapınağın duvarında yazılıymış. İnsanlar ibadet için geldiklerinde, çocuklarıyla birlikte bu yazıyı okurlarmış.

Gürültü patırtının ortasında sükunetle dolaş. Sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma.

Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe, herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında, verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve  unut. Ama kimseye teslim olma.  

İçten ol. Telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü dünyada herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen, hayattaki dayanağın odur.    

Seveceğin bir iş seçersen,  hayatında  bir  an  bile  çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların  bedenini ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni  hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmedigin zaman sever gibi yapma. Çevrene  önerilerde  bulun  ama hükmetme. İnsanları yargılarsan  onları sevmeye zamanın kalmaz.  

Ve unutma ki insanların yüzyıllardır ögrendikleri, sonsuzluktaki  tek bir kum tanesinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın. O çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için, her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca  tercih  et. İlkinin  acısı  bir an, ötekinin  vijdan  azabı   bir  ömür boyu  sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir  ki, o yolda  mağlup  olman  bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın  en  büyük  miras dürüstlüktür.

Yılların  geçmesine  öfkelenme,  gençliğine  yakışan  şeyleri gülümseyerek teslim  et  geçmişe.Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın  yönünü degiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara   göre ayarla. Çünkü  dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana  getirip getirmediğinle ilgilenir.  Ara sıra isyana yönelecek  olsan da,   hatırla ki evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendinle barış içinde ol.

Hatırlar mısın, doğduğunda  sen  ağlarken herkes gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen  mutlulukla gülümse.

Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin.    


Görmeye çalış ki, herşeye rağmen dünya, insan oğlunun biricik güzel mekanıdır.

 

 

 


Tarih: 13:46, 4/4/2008 Kategori: toplum ve dusunce
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Savaş Kararı Suçtur!

 

Savaş Kararı Suçtur!

 

Bu kararı yapay nedenlere bağlamak,
yalan!..

 

Tarafları bir birine düşürmek ise,
bedelini savaşmayanların sonsuza dek ödeyeceği
insanlık ayıbıdır!..

 

Kendi çocuklarını
savaşa göndermek istemeyen bir dolu insana,
seçimlerde savaş oylatılmıştır!..

 

Zaman,   
insanların birbirlerini daha büyük bir bilinçle,
daha büyük bir sevgiyle
kucaklama zamanıdır!..

 

Kamplara bölünerek savaşa karşı çıkmak,
yeni savaşların başlangıcıdır!..

 

Bir daha düşünebilmek ve doğru bilgi alabilmek olanaklı olsaydı,
yine de savaş oylanır mıydı?

 

Kaynak: http://www.denizce.com

 


Tarih: 03:21, 21/1/2007 Kategori: toplum ve dusunce
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->